Loading... Please wait...Posted on 27th Apr 2011 @ 7:18 AM
Güneş ve çocuk cildi: gelecek için bugünden önlem alın
Güneşin yaydığı radyasyon cildimizden kolayca içeri nüfuz eder. Bu durum vücudumuza hem faydalı hem de zararlı olabilecek biyolojik reaksiyonlara neden olabilir. Zira bu radyasyon ışınları bedenimize gereğinden fazla nüfuz edebilir.
Bugün biliyoruz ki güneş ışınlarının yaydığı radyasyon günden güne büyüyen bir sağlık problemi haline gelen cilt kanserine yol açmaktadır. Cilt kanseri, özellikle çocukluk döneminde gereğinden fazla güneş ışınlarına maruz kalmakla direkt ilintilidir.
Çocuk cildi yetişkinlere oranla çok daha hassastır. Kendini güneşin zararlı etkilerine karşı koruyamaz ve yıllarca maruz kaldığı güneş yanıklarını “hafızasında” tutar. Bu bağlamda çocukluk, cildi güneşten korumak adına anahtar bir dönemdir.
Çocuk cildinin bu savunmasızlığı göz önüne alınarak geliştirilmiş koruyucu güneş kremlerini kullanmak ve bunları uygun bir şekilde çocuklara uygulayabilmekte anne ve babalara büyük rol düşmektedir. Ne de olsa çocuklarının geleceği söz konusudur.
Doktor Clarence de Belilovsky, Dermatolog
İçerik
Güneş Işınları
Güneşin cilt üzerinde gözle görülebilir etkileri
Güneşin cilt üzerinde gözle görülmeyen etkileri
Çocuk cildinin güneşle temasına dair özellikler
Güneş kremleri: kimyasal mı yoksa mineral içerikli kremler mi?
Koruma Faktörleri (SPF)
Çocuklar için üretilen koruyucu güneş kremlerinin özellikleri
Güneş Işınları
Dünyaya ulaşan güneş kaynaklı radyasyonun vücudumuzdaki etkileri üç ana faktör etrafında incelenebilir:
• Gözle görülür ışınlar,
• Infrared (IR),
• Ultraviyole (UV): A (UVA) ve B (UVB) .
Ozon tabakası, uzunluğu 290 nanometreden az olan UV ışınlarını (UVC) ve en kısa UVB ışınlarını (280-290 nanometre) durdurur.
Farklı ışınlar:
İnsanlar üzerindeki etkisi ister zararlı ister faydalı olsun, bu ışınların etkisi dalga boylarına, kuvvetlerine ve cildin ne kadar derinine nüfuz ettiklerine bağlıdır.
Dalga boyu uzadıkça ışınlar cildin en alt tabakalarına kadar ulaşı. İşte bu, UVA ışınlarının UVB’ ye oranla neden insan cildinin daha derin bölgelerine inebildiğini açıklar.
UVA ışınların önemi
Çok kısa bir zaman öncesine kadar bilim insanları sadece güneş yanıklarından sorumlu enerjik UVB ışınları üzerinde yoğunlaşmıştı. Ancak araştırmalar gösterdi ki UVA ışınları da yanıklar üzerinde önemli bir role sahiptir.
Güçlü ışınlar değiller fakat:
• İnsan cildi gün boyunca UVB ışınlarından 1000 kez daha fazla UVA ışınlarına maruz kalıyor.
• UVA ışınları UV ışınlarının %98’ini temsil ederken bu oran UVB için sadece %2.
• UVA ışınları tüm gün etkisini sürdürürken UVB ışınlarının en etkili olduğu zaman öğleden sonradır. Sabah erken saatlerde ve geceleri etkisi son derece düşüktür.
• UVA ışınları etkisini hep aynı kuvvette, yıl boyunca gösterirken UVB ışınları yazın güçlenirken kış aylarında ise oldukça güçsüzleşir.
Dolayısıyla güneşten korunma adına en güncel tavsiyeler kullanacağınız ürünün UVA,UVB ve infrared ışınlarına karşı koruma sağlayabilmesi yolundadır.
Ozon tabakasında meydana gelen kayıplar
Bu durum çok endişe vericidir zira ozon tabakasındaki delik daha fazla UVB ışının cildimizle temas etmesine yol açmaktadır.
Derimize temas eden güneş çeşitli faktörlere göre farklılık gösterir, bu faktörler şöyle sıralanabilir: • Mevsim: Temmuz ayında kuzey yarımküre kışın meydana gelebilecek güneş yanıklarından 100 kat daha fazla risk altındadır.
• Enlem: Güneş etkisi ışınlarının paralel olarak yansıdığı ekvator çizgisi üzerinde en üst noktaya ulaşır. Çünkü ozon tabakasındaki yolculuğu çok daha kısadır.
• Rakım: UVB ışınlarının miktarı yukarı doğru her 300 metrede bir %4 oranında artar. Bu da dağlarda neden daha çok güneş yanığı riski altında olduğumuzu açıklayan faktörler arasındadır.
• Zaman dilimi: Sabah ve akşam saatlerinde güneş ışınları eğik açılarla yeryüzüne ulaşır. Ancak saat 11 ile 2 arası UVB ışınlarının maksimum kuvvette oldukları saatte ozon tabakası dünyaya daha çok güneş ışığı ulaştırır.
• Bulut: Kalınlık ve yüksekliklerine göre bulutlar bir kısım UV ışınını filtre edebilirler. Ancak gökyüzünün bulutlarla kaplı olduğu bir günde bile güneş yanığı riski vardır.
• Zeminin durumu: Güneş ışınlarının yansıma gücü, zeminin kar (85%), kum (17%), su (5%) ya da çimle kaplı olup olmadığı gibi durumlara göre farklılık gösterir. Bu yüzdendir ki dağlar, her şekilde daha tehlikelidir. Zira hem yükseklikten dolayı daha çok UVB ile karşı karşıya kalınır hem de yansıma şüphesiz daha fazla olacaktır.
• Su: UV ışınlarını %20’ye kadar yansıtabilir. Yani suyun altında da güneş yanığına maruz kalmak mümkündür.
Güneşin cilt üzerinde
gözle görülebilir etkileri
Aslında güneş ışınları vücudumuz için pek çok yararlı reaksiyonu aktive eder. Özellikle D vitaminin sentezini sağlar. Bu vitamin de kalsiyum metabolizmalarını harekete geçirerek kemik gelişimini mümkün kılar. Güneş psikolojimiz üzerinde de olumlu rol oynar (mevsimsel depresyonları engeller).
Diğer yandan güneş kaynaklı radyasyon ise zararlı biyolojik etkilere neden olur. Neyse ki cildimizin yapısında doğal bir korumu kalkanı vardır ve güneşle temasımızdan yalnızca birkaç gün sonra harekete geçer. Yanık tenimizin sebebi olan stratum korneum ve melanojenezi kalınlaştırır.
Bronzlaşmak ve güneşten korunma
Melanojenez, güneş etkisiyle melanin pigmenti oluşturur.
Bu durumda iki tür pigmentten söz edilebilir:
• Kahverengi-siyah pigmetler ya da eumelanin,
• Kırmızı pigmentler ya da phaeomelanin